Bu güne kadar bir çok zayıflama ürünü kullandım.Ama şimdiye kadar olumlu hiç bir sonuç alamamıştım.Ta ki Figurin'i kullanana kadar.Şimdi istediğim kiloya ulaştım.Çok mutluyum.Bir arkadaşım da Figurin kullanmış fakat olumlu sonuç alamamış.Ama düzenli kullanmamış.Burada düzenli kullanım çok önemli.Buna dikkat ederseniz mutlaka kilo verirsiniz.
NERİMAN SEMERCİ
Teşekkürler Figurin.Açıkçası böyle bir sonuç elde edeceğimi hiç tahmin etmiyordum.Şaşırdııımmm.
AYŞEGÜL BALTACI
Figurin'i bir aydan beri kullanıyorum.Şimdiye kadar üç kilo verdim.Bu kiloyu hiç egzersiz yapmadan verdim.Aslında bana biraz spor yaparsam en az dört beş kilo verebileceğimi söylemişlerdi.
MEHMET TERZİ
Ben 37 yaşındayım.Bu güne kadar hep kilolu bir kişiydim ve bu yüzden psikolojim bozulmuştu.Herkesin benimle dalga geçtiğini düşünüyordum.Bir arkadaşım Figurin'i kullanmış.Bana da tavsiye etti.İlk önce önemsemedim.Çünkü daha önce de bir çok ilaç ve yöntem denedim.Kilo verdim;fakat tekrar geri aldım.Ama Figurin'i kullanınca kilo verdim ve tekrar kilo almadım.Ne kadar teşekkür etsem azdır.Artık kendime olan güvenim geri geldi.Çok mutluyum ve kendimi çok sağlıklı hissediyorum.
AYÇA DARBAZ
28 yaşında 1 yıllık anneyim.Hamileliğimde çok fazla kilo aldım.Zayıflama yollarını ararken Figurin dikkatimi çekti.Sipariş için aradığımda telefondaki bayanın da benim gibi yeni anne olduğunu ve Figurin'le kilo vermeye başladığını öğrendim.Güzel bir sohbetin ardından ben de kullanmaya karar verdim.Ne de olsa kadın,kadın halinden anlıyor.Teşekkürler.
ALİ GÜLSEVEN
Figurin'le tanıştığımda 100 kiloydum.Yaklaşık olarak 3 ay kadar düzenli olarak kullandım.Şu an 82 kiloyum.Kendimi çok iyi hissediyorum.Teşekkürler Figurin.
uğruna hayatınızdan ne kadar güzel şey var sa çıkardınız. Çikolata, cips çerezler, kahve, pasta, börek ama yine de olmuyor mu? Boşuna üzülmeyin bu sadece sizin değil, bu durumda olan o kadar çok kişi var ki...Gallup Araştırma Merkezi, Amerikan Diyet Birliği'nin isteği üzerine yaptığı bir araştırmada çok ilginç sonuçlara ulaşmışlardır. Zayıflama uğruna duyduğu her diyeti uygulayan kadınların %99 u aslında sağlıklı bir şekilde beslenmiyorlar. Ama % 100 kadına sorulduğunda hepsi sağlıklı beslendiklerini iddia etmişlerdir. Hangi diyeti uygularsanız uygulayın mutlaka lif ağırlıklı ve doymamış yağ yemeleri gerektiğidir. Ama zayıflama uğruna kendilerini heder eden kadınların %99 u az ama doymuş yağ yemektedirler. Halbuki her lokmada kalori hesaplayıp yiyen kadınlar aslında kilo vermelerini engelleyen 7 sebep vardır. Şimdi size faydalı olacağını düşündüğüm bu 7 sebepi anlatmaya çalışacağım.
-
KAHVALTI YAPMAMAK:
Hepimiz bildiği en büyük yanlış kahvaltı yapmamak. Kahvaltı yapmayınca herkes daha az yediğini düşünür. Unutmayalım ki sık ama az az yemeliyiz. Ve güne mutlaka kahvaltıyla başlanmalı. Ama kesinlikle yağlı poğaçalar börekler değil. Bir kase yoğurdun içine müsli koyarak yenilebilir. Lifli yiyecekleri, yoğurt, yağsız süt ve yağsız yoğurt kahvaltı için seçeneğimiz olmalıdır. -
TAT KONTROLÜ YAPMAK:
Hepimizin sık sık yaptığı bir hatadır. Diyete uyup salata sipariş ederiz ama hemen yanımızda ki eşimizin patates kızartmasından sadece bir tane alır tadına bakarız. Diğer arkadaşımızın spagettisinin tadına bakarız. Böylece almamız gereken kalorinin bir kaç katını sadece "Bir kez tadına bakayım" diyerek alırız. Yapılan bir araştırma sonucu böyle diyet yapanların sadece tadına bakmakla yetindikleri yemeklerden ortalama 700
kalori almış oldukları ispatlanmıştır. -
ŞEKER DÜŞKÜNLÜĞÜ:
Hemen hemen her kadının şekeri çikolatayı çok sever. Ama bizim burada bahsettiğimiz şeker görünen şekerler değil. Gizli tükettiğimiz şekerlerdir. Açlığımızı bastırmak için yediğimiz meyveli yoğurtlar, meyve suları aslında ihtiyacımızdan fazla şeker barındırırlar. Diyette iken yediğimiz her ürünün mutlaka içeriğine göz gezdirmeliyiz. İçinde sakkaroz, mısır şurubu, früktoz gibi tatlandırırcılar bulunan ürünleri almamamız gerekir. -
DENGELİ BESLENMEK:
Hepimizin yaptığı en büyük yanlıştır. bol lifli yiyecekler, vitamini minerali bol yiyecekler tüketmeyiz. İşlenmiş hazır gıdalar yerine işlenmemiş hiç bir katkı maddesi olmayan ürünleri tercih etmeliyiz. Mesela; beyaz un. Beyaz undan yapılmış bir dilim ekmek yerine kepek ekmeğinde 2 - 3 dilim ekmek yiyebiliriz. hatta pasta kek gibi yiyecekleri beyaz un yerine mümkünse kepekli undan yapmamız gerekir. Unutmayalım ki lif kepek ununda oldukça fazlaca vardır. -
YAĞ TÜKETMEK:
Normal olarak herkes günde ortalama 67 gr kadar yağ almalıdır. Yağ tüketmeyelim dendiğinde herkes ekmeğe sürdüğümüz yağları kesmekle başlar diyete oysa aldığımız sütün içinde ki yağ, yoğurtun içindeki yağ göz ardı edilir. Unutmayalım ki gün boyu aldığımız yağlar vücudumuzda karın (göbek), kalça, basen bölgelerinde birikir ve vermesi en zor kiloları oluşturur. Aldığımız her ürünün yağ oranının kontrol ederek almalı ve yediğimiz her üründe yağ olabileceğini yağsız olanı tercih etmemiz gerektiğini unutmamalıyız. -
KALSİYUM ALMAK:
Hepimiz kalsiyumu biliriz. Kalsiyum alımı kemiklerin güçlenmesine böylece osteoporoz
denilen hastalığı engellemek için kullanılmaktadır. Ama kalsiyumun kanıtlanmış bir özelliği daha var. Kilo verdirmek. Vücuttaki yağların depolanmasını engelleyen Kalsitrol denilen bir hormondur. Bu hormon ise kalsiyum da bulunur. Yani bir bardak yağsız süt içmek hem kemiklerimizi güçlendirir hem de yağların depolanmasını engelleyen kalsitrol hormonu üretmektir. -
SEBZE SEÇİMİ:
Hepimiz bol lifli sebze meyve tüketmek isteriz. Aklımıza sebze yemek geldiğinde ya patates yeriz ya da marul. Ama patates bizim için doğru bir tercih değildir. hele de kızartıldığı zaman. Aynı şeyler Amerikan marulu içinde geçerlidir. Sebze deyince aklıma koyu yeşil yapraklı sebzeleri ( ıspanak, pazı) gibi ya da sarı renkli sebzeleri (kabak biber) gibi sebzeleri almalıyız. Bu arada meyve suları yerine de meyve tüketmek gerektiğini unutmamalıyız.
Kadınların en büyük derdidir kiloları. Zayıflamak, kilo vermek, diyetler, egzersizler, ilaçlar kadınların hayatını karartırlar. Kilolar hep sorun
olmuştur kadınlara. Özellikle de hamilelik sonrası kilolardan kurtulmak için oldukça uğraşırlar. Az yeseler olmaz süt kesilir, çok yese olmaz kilolar alır başını gider.Az az ve sık beslenen, düzenli yürüyüşler yapan hamile annelerin kilo problemleri daha azdır.
Uzmanlar şişmanlık gibi problemlerin ortya çıkmaması için bebeklerin en az 6 ay emzirmeleri gerektiğini belirtir. Bir anne emzirme sırasın da 200 kalori harcar, bu da yaklaşık 1 saat tenis oynamaya bedeldir.
Uygun egzersizler yapmak kilo vermeyi kolaylaştırır.
Diyetisyen kontrolü altında verilen uygun diyete uymaları gerekmektedir. Ancak kesinlikle sıkı bir diyete girilmemesi gerekir. Malum Anne sütüne etkisi olan tek şey beslenme.
Günümüzde tıbbın ve bilimin gelişmesi ile yan etkisi olmayan tamamen bitkisel zayıflama ilaçları vardır. Bunun yanında tablet almak istemeyen annelere de bant şeklinde hızlı ve etkili kilo vermek, zayıflatmak ve yan etkisi olmadan rahatça kullanabileceği ürünler üretilmiştir. Bu ürünlerden alıp kullanmanızı tavsiye ederiz.
Kilo vermek ve diyete başlamak için en doğru zaman kırkı çıktıktan sonra olmalıdır. Kırkı çıktıktan sonra haifif egzersizlerle başlanmalıdır. Anneler emzirirken bile yaklaşık 200 kalori verirler. Emzirme döneminde yapılan yanlış diyet sütün kalitesini bozabilir. Emzirmenin en önemli olduğu ilk 6 içerisinde de diyet önerilmiyor.
Doğumdan ne kadar süre sonra egzersizlere başlanmalıdır?
Bu tamamen annenin kendini iyi hissetmeye başladığı dönem olmalıdır. Sezeryan olan anneler genelde 2 ay sonra başlamaları tavsiye edillir. Hareketleri çok aşırı olan ve yorucu olan egzersiz için süt verme dönemini tamamlamak gerekiyor. Çok sıkı egzersizler sonucunda vücut laktik asit üretir ve bu da emzirme ile bebeğe geçebilir.

Diyetband ya da diyetmax tarzı kapsül olmayan ürünleri zayıflama da kullanabilir miyiz?
Diyet band ya da Diyet Max ürünü tamamen bitkisel olduğu için ne bebeğe ne de anneye hiç bir yan etkisi yoktur. Bunun yanında giğer zayıflama ürünlerinin de yan etkileri bulunmamaktadır. Ancak yine de doktorunuza danışmalısınız. Alıntı: zayiflamabilgileri.blogcu.com
Meme ucunun çatlamaması için ne yapılabilir?
Hamileliğinizin 5.ayından itibaren temiz bir havluyu katlayın.Sol elinizle memenizi tutup sağ elinizdeki havluyu meme başına sürtmeye başlayın.Bu işlemi her gün iki meme ucuna yaklaşık olarak 2-3 dakika uygulayın.
Böylece doğum zamanına kadar meme uçlarınız sertleşecek ve bebeğiniz emmeye başladığında hem memeyi daha iyi kavrayacak hem de meme ucunuzda çatlak olmayacaktır.DİKKATE ALIN.DENENMİŞTİR.
Nasıl şişman olmak gürbüz olduğumuzun işareti değilse zayıf olmak ta her zaman sağlıklı olduğunuzu göstermez. Önemli olan sağlığımızı bozmadan zayıflayabilmektir. Eskiden zayıflamak; gün boyu spor yapmak, aç kalmak, karnımız şişene kadar su içmekten ibaretti. Ama artık gelişen teknoloji, tıp ve bilim alanında yapılan yenililiklerle artık sağlıklı bir şekilde zayıflamak mümkün. İçeriğinde tamamen doğal bitkiler bulunan ilaçlarla artık zayıf ve sağlıklı olmak mümkündür.
DİYETLER VE TEHLİKELERİ:
Zayıflamak için yaptığımız ve bilim adamları tarafından da yanlış olduğu kabul edilen en büyük hata, yazık ki sağdan soldan duyduğumuz üç beş gün içinde zayıflamayı garantileyen şok diyetlerdir.
“Şu manken bir ay içinde sadece karpuz yemiş”, “Şu sanatçı sadece domates suyuyla zayıflamış”, “Şu kadın sadece maydanoz yemiş” gibi yanlış duyumlar ve bunları uygulamamız sağlığımızı tehlikeye düşürecek en büyük nedenlerdir. Evet, bu şok diyetler sizden kiloları alıp gider ama sağlığınızı da beraberinde götürür. Sağlıksız bir şekilde zayıflamak ölüme kadar götürür. Nitekim basından da takip ettiğimiz kadarıyla hızla kilo vermek için hayatını gencecik yaşta kaybedenler az değil.
Daha geçtiğimiz günlerde hayatını mankenlikle kazanan ve ünlü ajanslar çalışan manken Ana Carolina Reston, Anoreksiya hastasıydı. Yaşamının son zamanlarında sadece elma ve domatesle beslenen manken bu diyeti onu ölüme götürdü.
Anoreksiya; aşırı şekilde yapılan diyetler sonucu vücudun bu duruma alışması ve artık istenilse de vücudun artık besinleri kabul etmemesi durumudur ve ölümle biten bir sonucu vardır
ZAYIFLAMA EGZERSİZLERİ:
Kadınlarımızın en çok sorun olarak gördüğü bölgelerden basen, göbek, kalça bölgeleridir. Bu bölgeler en çabuk kilo alınan ama en zor verilen bölgesidir. Ama imkânsız değildir. Bu bölgeleri eritmek için en başta yapılması gereken şey az yemek yemektir. Az yemeliyiz ki vücuda aldığımız enerjiden daha fazlasını vücut yakarsa zayıflama başlarız. Üstelik vücudumuzda bulunan yağları da, yağ almadığımız için vücudumuzdan kullandığından fazla yağlar yakılmaya başlayacaktır. Günde üç öğün yemek yemek bazen sakıncalı olabilir. Çünkü acıktığımız için bu ana öğünlerde yememiz gerekenden daha fazlasını yiyeceğimizden kilo alırız. Oysa ana öğün arasında da sık sık meyve gibi minareli yiyecekler alırsak ana öğünlerde daha az besin alırız.
Daha az yemek yemek, aslında kilomuzu kontrol altında tutmaya yarar. Oysa aldığımız enerjiden daha fazlasını sarf etmeliyiz ki zayıflamaya başlayalım. Örneğin egzersiz…
İP ATLAMAK:
Bacaklarımız kasların en fazla bulunduğu sorunlu bölgelerdendir. Buradaki kalorileri iyice yakmanın yolu sıkı bir egzersizdir. Eğer hiç bir şey yapamayacak kadar yoğunsanız günde en az 15 dakika kadar ip atlamayı ihmal etmeyin.
MEKİK ÇEKMEK:
Mekik çok zor bir egzersizdir. Ancak göbek bölgesini yok etmek için en ideal ve en etkili bir yöntemdir. Günde en az 15 dakika kadar mekik çekmek karın kaslarını çalıştırıp o bölgedeki yağların yakılmasına neden olacağından erime hızlı bir şekilde başlamış olur.
DEĞİŞİK SPOR EGZERSİZLERİ:
Kalça bölgesindeki yağlarımızı yok etmek, bacaklarımızı daha sıkı ve daha düzgün olması için yapılması gereken hareketler vardır.
TEMEL ÖNERİLER:
- Ayakta durmak, yürümek en iyi egzersizdir.
- Asansörü kullanmak yerine merdivenleri kullanmak.
- Masa başı oturuyorsanız arada bir bacaklarınız yerden 10 cm kadar
kaldırarak oturun. - Acıktığınızda atıştırmak için, meyveyi ya da meyve sularını tercih edin.
- Daha az şeker, daha az un ve daha tuz tüketin.
- Bol bol oynayın. Göbek atın, dans edin.
- Yemek yerken mutlaka daha çok çiğneyin.
- Bol su alın.
- Daha az yağlı yiyecekleri tercih edin.
- Fast food tehlikedir.
- Yakın yerlere gitmek için arabaları değil yürümeyi tercih edin.
- Yürüyüşe çıktığınızda cafelerin restaurantların olduğu yerleri değil
sahilleri ya da ormanları tercih edin. - Yürüyüş sırasında hareketli müzikler dinleyin.
- Sos ağırlıklı yiyeceklerden uzak durun.
- Beyaz un yerine kepekli ürünleri tercih edin.
- Kahvaltıdan yarım saat kadar önce ılık bir bardak su içerek güne
başlayın. - Akşam yemeklerini en geç 21 den önce yemeye çalışın.
- kiraz sapı ve su:
5 bardak su dolu kaba 1 bardak kiraz sapını döküp bir gece bekletin. Daha sonra 10 dakika kadar kaynatın ve biraz ılımaya bırakın. Ve bu karışımdan gün içerisinde sabah ve akşam olmak üzere 1 bardak kadar için. - domates, kereviz, havuç, su:
3 bardak su olan bir kapta 2 adet doğranmış kerevizi kaynatın. Yaklaşık 15 – 20 dakika kadar kaynadıktan sonra süzün. İçine taze sıkılmış domates ve havuç sularından birer bardak ekleyin. Bu karışımdan gün içinde özellikle sabah ve akşam mutlaka içmeyi unutmayın. - sirke, biberiye ve su
4 bardak kadar suyun içine bir avuç dolusu biberiyeyi katın. Ve 10 -12 gün kadar beklettikten sonra süzüp her gün sabah akşam bir bardak kadar için. - elma sirkesi, bal ve su
Bir bardak ılık suyun içine iki şeker kaşığı kadar elma sirkesi ve bir şeker kaşığı kadar dabal koyup her sabah kahvaltıdan yarım saat kadar önce mutlaka için.
ZAYIFLATAN BİTKİLER:
Maydanoz: maydanoz yemek vücudun su toplamasını engelleyen en etkili yol olduğu bilinmektedir.
Adaçayı: Adaçayı iştah kapatıcı özelliğinden dolayı zayıflamak isteyenlerin kullanması gereken bir bitkidir.
Atkuyruğu: Vücuttaki yağ dokularını eritmeye yarayan bir bitkidir. Ayrıca idrar sökücü özelliği bulunur. Ancak diğer tüm idrar sökücüler gibi fazlası böbreklerde hasara yol açmaktadır.
Tere: vücuttaki yağları yakan bir bitkidir. Çiğ yenilir.
Sinameki: kalın bağırsağı çalıştırdığı için müshil etkisi yaratır.
Balıkotu: bünyenin kimyasını hızlandırdığı için zayıflatıcı bir etkisi vardır.
Civanperçemi: tatlıya karşı bir iştahsızlık yaratır. Ayrıca tokluk hissi verdiği için yemeklerden önce alınması uygundur.
ZAYIFLAMA HAPLARI:
Günümüzde artık her işin olduğu gibi zayıflamanın da kolay yolları vardır. Teknoloji ve tıp biliminin hızla ilerlemesiyle şimdi daha güvenilir daha etkili ve tamamen doğal ilaçlarla zayıflamak mümkün. Hiçbir yan etkisi olmayan ve zayıflamanızı hızlandıran bu tamamen doğal ilaçlardan en güvenilir olanlarını sitemizde açıklamaya çalışacağız.
FİGURİN: 80 ülkede rahatça ve güvenle kullanılan bir üründür. Dünyanın en büyük ilaç üreticisi olan AJANTA PHARMA ürettiği diğer doğal kapsüller gibi Figurin’ i de güvenle kullanmanız için hizmete sunmuştur. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından da onaylanan Figurin tamamen doğal ve yan etkisiz bir üründür. Figurin vücuda alındıktan itibaren yağ dokularını kontrolünü altına alarak hızla vücuttan atmaya başlar.
Bir sürü araştırmacı ve merkezler tarafından da doğruluğu ispatlanan bu bitkisel kapsülleri güvenle kullanabiliriz.
AVOKADO FORM: Adından da anlaşıldığı gibi Avokado Form bir Meksika
bitkisidir. Yağ dokularını hızlandırdığı için emilimi kolaylaştırır. Ve vücuttan
hızla atılmasını sağlar.
Obezite yani Şişmanlığın Nedenleri?
Obezite yani halk arasındaki deyimiyle şişmanlık; sağlığımızı tehlikeye sokacak kadar vücuttaki yağ miktarının hızlı bir şekilde birikmesidir. Bu birikmeyle birlikte şişmanlarız. Şişman olmak bizim sağlıklı gürbüz olduğumuz anlamına gelmemektedir. Şişmanlık bir sürü hastalığa yol göstericidir.
Şişmanlamak için bir sürü sebebimiz vardır. Daha küçük çocukken bile doymadan sofranın terk edilmemesi gerektiği düşüncesi ilerde şişmanlığa yol açacaktır. Kimileri çok mutlu olduklarında, kimileri de kederinden yemek yediklerini söylerler. Bu da şişmanlamamıza neden olur. Daha bir sürü neden vardır şişmanlamamıza.
Mesela; hayat tarzları da buna neden olur. Her yere arabayla gidilmesi, merdivenlerin yürüyerek değil de asansörlerle çıkılması, Batıdan bizim yemek kültürümüze bulaşan ayaküstü yemek yani fastfood lar, zamanlı zamansız atıştırmalar, yemeklerde kullanılan yağlar, kızartmalarda ki yağlar, gazlı ve asitli içecekler, ofislere kapanıp bilgisayar başından hiç kalkmadan çalışanlar... Bu ve bunun gibi bir sürü neden gün geçtikçe bizi daha büyük
tehlikelere sürüklemektedir.
Sadece dış etkenler değildir şişmanlık. Aynı zamanda genetiktir. Şişman bir ailenin dünyaya gelecek olan çocuklarının da şişmanlık tehlikesinde olduğu göz ardı edilmemelidir. Eğer böyle bir genetik problemin olduğu düşünülüyorsa; mutlaka çocuklara daha dikkatli olunmalıdır. Şişmanlık ilerleyen yaşlarda oluşan bir durum değildir. Daha bebekken oluşan bir hastalıktır. 2 yaşında başlayan tehlikeleri unutulmamalıdır.
Hormon bozuklukları, alınan kuvvetli ilaçlar şişmanlamaktaki önemli faktörlerden biridir. Kortizon tedavisi gören zayıf bir hastanın gün geçtikçe kilo alması bu duruma örnek teşkil edecektir.
Şişmanlığın başlıca tehlikeleri:
- Şişmanlığın ya da obez olan birini ilerde ne büyük tehlikelerle karşı karşıya olduklarını biliyorlar mı acaba?
- Diyabet hastalığı,
- Hipertansiyon hastalığı,
- Kolesterol,
- Karaciğer yağlanması,
- Damar içi pıhtılaşması,
- Mide problemleri,
- Sırt ağrıları, ayak bacak ağrıları,
- Ortopedik hastalıklar.
Bunlar dışında psikolojik olarak ta; panik atak ve uyku düzensizlikleri, bir takım kompleksler olmaktadır.
Son olarak ta; vücuttaki fazla yağlanmaya bağlı olarak Kalp rahatsızlıkları baş göstermektedir. Ayrıca günümüzde bir kısım nedeni olarak ta şişmanlık gösterilen Kanser hastalıkları da vardır.
Bu kadar çok büyük tehlikesi varken artık zayıflama zamanı geldiğini düşünmekteyiz. Unutmayın ki “Bir dirhem et, bin ayıp örter.” Cümlesi artık günümüzde kullanılan pek doğru bir cümle değildir.